NE BU ACELE?

İçinden çıkamadığın duygusal travmaların üstesinden gelebilmek için ne yapmak gerekiyor?
Anlatamıyorsun…
Asıl sorun; belki de anlayamadığın bu ruh halini, anlatamıyorsun…
Acı çekiyorsun…
Kalbin bir daha eski ritminde atmayacakmış gibi, son vuruşlarını yapıyor sanki… Hayat çok acımasız ve her yeni gün bir öncekini aratır oldu…
Bugün bir farkındalık hissettim. Artık eskisi gibi geleceğe dair umut beslemiyorum. Neşem, sevincim, yalnızca alışkanlıklarımdan kalma bir dürtü gibi benim için… Pollyanna misali krizden fırsat çıkartmak mottosu da unutuldu artık… Hayat, zaman zaman akıp giderken, yüzlerle beraber ruhlar da yaşlanıyor…Hissediyorum…
Oysa ki bize öğretilen ruhların asla yaşlanmadığı, ölümsüz oldukları üzerineydi…
Koca bir yalanmış meğer…
Tekrar ne zaman içten birer çocuk kahkahası atabileceğiz acaba?
Hiç mi?
Televizyon izlememeye gayret ediyorum. İzlersem de, beni hayal alemlerinde ağırlayacak, kısa süreli, gerçek dışı yanılsamalarla mutlu olmaya çalışıyorum. Ta ki es kaza kanallar arası dolaşırken gördüğüm gerçekleri unutana kadar…
Mevcut halime şükreder olmak bile riyakarlık gibi geliyor; evi bombalanan o çocuğun pansumanı yapılırken, amcasına söyledikleri?!:
-“Amca, tüm bunlar gerçek mi? Rüyada mıyız yoksa?”
Evet, ben de kendime sürekli bunu soruyorum?
Tüm bunlar gerçek mi? Yoksa rüyada mıyız?
Bunca eziyet; Tanrı`yı ,hesap gününü ileri bir tarihe çekmesi için harekete geçirmek içinmiş…
Cennet ve Cehennem alemi göğüs kafeslerimizin içindeyken,
Bunca yaşanmışlıkların ardından, ekstradan cehennemle korkutulmak ne kadar adil??
Cehennemin dibindeyiz zaten… Dünya misafirhanesinde yaşamadığımız çile kalmadı… Aceleciler? Her yeri tarumar ettirip, bunca yıkıntının üzerine, güzel günleri nasıl inşa edeceksiniz?
Ey Allah’ım! Ya akıl fikir ver, vicdanları yeniden yeşert… Ya da al canımızı bizi hak ettiğimiz yerlerde haşr et!
Merhametle…