Yaşam

GÜLMEK GÜZELDİR:)

İnsanlık tarihinin yaşadığı en zorlu zamanlar belki de içinde bulunduğumuz zaman…

 Ne yapacağımızı bilemeden, git gide kötüleşen hayat şartlarının karşısında ayakta durabilmek, hayatta kalabilmek için çırpınıp duruyoruz. Artık” Polyannacılık” da fayda etmiyor depresyondaki kalplerimize… Bu durum daha ne kadar sürecek, insanoğlunun çilesi ne zaman son bulacak bilmeden, aslında bu bilgiye ulaşamamanın verdiği tuhaf rahatlıkla gevşiyorum biraz… Kader kavramı geliyor aklıma… Uzun zaman önce varlığını unuttuğum ve her şeyin üzerinde hâkim olma hissimi törpüleyen kader inancı…

Kötüler için yaşasın cehennem paylaşımlarını ilk gördüğümde bardağın boş tarafını görmenin bazen hiçte kötü olmadığını düşünmüştüm. Her şeyin iyi olduğu bir dünyada yaşamak ne kadar “iyi” olabilirdi ki?

Acıyı tatmadan tatlıyı, kötüyü görmeden iyiyi, karanlığı görmeden aydınlığın varlığını nasıl hissederdik?

Belki de bir simülasyonun içindeyizdir sadece. Zamanı geldiğinde hayatımızdan geçen bütün güzel insanlarla tekrar bir araya gelecek ve tüm bu yaşanılanları güle ağlaya yâd edeceğiz.

Yüksek binaların olmadığı, içinde çam ağaçları olan boş arsaların üzerinde fotoğraf çektiririz belki. Belki de evimizin bahçe duvarının üzerine dikiliriz çok daha uzak mesafeleri görebilmek için… Annelerimiz çayın yanında bisküvi çıkarırlar, belki de karne günüdür o gün… Tüm resmiyetimizi okul formalarımızla birlikte bir kenara bırakıp gireriz sınıflarımıza… Birbirimizi bir daha göremeyeceğimizi bile bile oldukça neşeli kahkahalarla kucaklarız vedalaşırken…

Hayatın anne baba gölgesinde yaşarken olduğundan farklı olduğunu fark ettiğimizde büyüdüğümüzü anlarız.

Hayat; her yaşta dersimizi vermeye ve bizleri geliştirmeye devam eder. En acısı da bu, asla kaytarabileceğimiz bir ders değildir. Her dakikasını içselleştireceğimiz, yaş aldıkça tecrübelerle olgunlaşacağımız, pahasız ama pahalıya mal olan bir ders…

Hem de kişiye özel…

Geçer mi?

Elbette geçer… Her nereden geldiysek oraya geri döndüğümüzde geçer…

O zamana kadar hayatın tadını doyasıya çıkarmaya bakalım. Belirsiz bir süre ve belirsiz bir yerleşke inancının gerçek olduğu bir ortamda bunca acı sahte ve önemini yitirmiş olmalı… O yüzden fazla ciddi takılıp da kıymetli anlarımızı hiç yere harcamayalım…

Gülmek her sorunun üstesinden gelir, bana inanın. Zorlayın biraz kendinizi, gülermiş gibi yapın. İnanın saniyeler içinde beynimiz yüz kaslarımızı gevşeterek bize gülmek için bir fikri sebep gönderiyor.

Gülmek güzeldir,

O hâlde gülelim, güzelleşelim…

Sevgiyle…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu