TEK DİLEĞİM
Dünyada barışın hâkim olduğu
Herhangi bir kentte,
Bu mevsimde…
Ağaçlar çiçeklenmiştir şimdi,
Gökyüzü bebe mavi…
Göçmen kuşlar da dönmüşlerdir
Eski adreslerine…
Anneler,
Sabah güneşiyle kalkıp
Açmışlardır perdelerini
Camlarını, sonuna kadar…
Mis gibi bahar kokusu dolmuştur her bir yere…
Babalar;
Belki de ekmek almak için çıkmışlardır dışarıya,
Kardeşler hâlâ yatak keyfinde…
Sucuklu yumurtanın davetkâr kokusu sarmıştır tüm odaları,
Kim bilir;
Evin yaramaz kedisi bile,
Mutfak kapısındadır şimdi
Sucuktan hakkını istercesine…
Çeşmeden güldür güldür akan suyla yıkanmıştır eller, yüzler.
Kahvaltı sofralarında, çay eşliğinde okunuyordur gazeteler…
Savaşın uğramadığı coğrafyalarda
Üç aşağı beş yukarı aynıdır bu sahneler.
Oysa benim gökyüzümde güneş,
Gri bulutların ardında uzun zamandır…
Bahar da geldi mi bilmiyorum?
Bombalardan önce yağmıştı kar
Memleketime…
Annem, vurulan evimizde yıkıntılar altında kaldı
Babam ve kardeşimle birlikte…
Azıcık talihim olsaydı
O gün
Ekmek almak için babam çıkardı
Benim yerime…
Şimdi ailem hep bir arada, cennete yaşarken
Ben bu gri gökyüzünün altında,
Göçmen kuşlara kılavuzluk ediyorum her sabah,
Buralara konmasınlar diye…
Ve her an
Patlatılacak bir bombanın hedefi olabilmenin
Hayaliyle yaşıyorum…
Savaşın tüm günahsız kurbanları ile birlikte…