Yaşam

YALNIZ DEĞİLSİN

Tam “bitti!” derken tekrar tekrar başlıyor hayat; yine yeniden…

 Kasırgalarla dolu koskoca bir okyanusun ortasındayım sanki, fırtınanın biri bitmeden diğeri başlıyor. Dalgaların arasında alabora olmadan ilerlemeye çalışırken bir yandan da güvertede ayakta kalarak gemiyi idare etmeye çalışıyorum. Güçlü olmak, güçlü kalmak adına sımsıkı sarılıyorum dümene, biliyorum ki dümenden elimi çektiğim anda bitecek her şey… Ben bu gemide tek başıma değilim. Ailem, sevdiklerim ve yaşanmayı bekleyen kocaman bir hayat var beni bekleyen ve ben bu gemiden mutlu inmeliyim, tüm sevdiklerimle birlikte…

Aile olmanın, birlik ve beraberliğin önemini şimdi daha iyi kavrayabiliyorum. Sıcacık bir gülüş, sırtımı sıvazlayan bir el ve beni her şeyin geçeceğine ikna eden o güven dolu ses tonu… Benimle ağlayan, benimle gülen “Onlar”… Onlar ki bir aradayken olamadığım! ama “Onlarsız” da yapamadığım canlar…

Şimdi içinde bulunduğum bu zorlu süreçte güvende ve güçlü kalabilmek adına “Onlar”ın da destekleriyle sabrın selamete ereceği ânı bekliyorum. İmtihan dünyasında sırası geldikçe tahtaya çağırılan ben, bundan sonra yaşanacak her ne varsa tecrübelerime dayanarak gardımı alacağım.

Şu yaşıma kadar hayat dersimden öğrendiğim bir şey varsa o da zamanın her derde deva olduğudur. Hiçbir güç; zamanın sürekliliği ve değişime etkisine mâni olamaz. O halde aylarca karanlığa alışmış Kuzey Avrupa ülkelerinde olduğu gibi zamanı geldiğinde; kaçınılmaz olarak, karanlık, yerini aydınlığa bırakacak. Altı ay boyunca ışığa hasret kalmış gözler, ufuktan sessizce yükselen güneşi fark ettiklerinde bu kez yeni duruma adapte olmaya çalışacaklar.

 Birbirlerini tamamlayan zıtlıklar; yaşam döngüsü içerisinde sırasıyla görevlerini yerine getirecekler.

Bizler de yaşayacağımız her sıkıntının ardından “öldüm” deyip duracak fakat yaşamaya devam edeceğiz.

Nihai son gelene kadar…

Kader dedikleri yazısız matbu tecelli ederken, zaten olacak olan olmadan alacağım pozisyonu kendim seçeceğim. Daha az zarar görmek adına mantıksal yaklaşım prensibini hayat felsefem haline getireceğim. Biliyorum ki duygusallık insana acıdan başka bir şey getirmiyor.

Kendime ve ihtiyaç sahibi olan tüm duygusal davranışçı ağlakdaşlarıma sözüm hiçbir şeyin kalıcı olmadığını asla unutmamaları gerektiği…

Her şeyin bir sonu var, o yüzden bırakalım kaygılanmayı çünkü eninde sonunda su akıyor, yolunu buluyor.

Her şey olacağına varıyor…

Hayırla varsın inşallah…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu