ÖMRÜNE DOYMAK

Yıllarca emeklilik hayalleriyle çalışıp didinen, hayatın zor şartlarına imtihan inancının vermiş olduğu kudretle göğüs geren, yarı aç ayrı tok iki yakası bir türlü bir araya gelmeyen, ömrü boyunca tek tatil imkânı, o da varsa memleketi! olan çalışan!
Çalışamayacak duruma geldiğinde seni nelerin beklediğini biliyor musun?
Körü körüne emeklilik hayalleri kurmayı bırak ve bir az etrafına bak! Kapitalist sistemin köle düzenine mensup bir birey olarak emekli olunca köleliğin biteceğini mi sanıyorsun?
No father noo demiş atalarımız…??
Daha bitmedi, aksine yeni başlıyor…
Yıllarca ülke ekonomisine verdiğin katkının karşılığında en asgari düzeyde vücut bütünlüğünü ve akıl sağlığını koruyarak senden daha fazla fayda sağlamayı ilke edinen sistem, seninle işi bittiğinde posaya yaptığı işlemi uyguluyor, son bir kez daha kalan suyunu sıkıp, çöpe atmak.
Nereden mi biliyorum?
Babam emekli, dayım emekli, komşum emekli… Pazarda limon, E-5 te su, yol kenarlarında mendil- yara bandı satan amcam emekli…
Hakikaten emekliliğin hakkını da veriyorlar hani, emekleye emekleye verdikleri emeklerin altında yaşamaya, üretmeye devam etmeye çalışıyorlar.
Hak bâki olup da ebediyen istirahat edebilecekleri aleme göçtüklerinde ise geride kalan dullarına ya da evlatlarına maaşlarının yüzde yirmi beşi de kesilerek sembolik bir para bağlanıyor.
Şaka gibi? Hak edişin kuş, geride bıraktığın ihtiyaç sahibi hanımına devletin layık gördüğü kaçmakta olan kuşun geride bıraktığı teleği!..
Hani sosyal devlet? Nerede insan hakları?
Böyle bir köle düzene “ne oluyor bakiim burda?” diyecek bir tane insan evlâdı “aydın” kişi yok mu?
Er kişi Hatun kişi niyetine okunan selâlar sırasını bekleyenler için hasret olmaya, dünya, güçsüz için cehennem, para ve ünvan sahibi için cennet olacaksa ben cennet vaadiyle muzu elinden kaptırmayan maymun olmaya razıyım??
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin bu derece fazla olduğu bir toplumda bir şeyleri sorgulamayı ve sorgulatmayı kendime görev adlediyorum. Çünkü mantığım almıyor! Bu adaletsizlik hissi beni inanılmaz rahatsız ediyor. Seni de rahatsız etmeli!
Engelliye maaş verecekler, kılı kırk yarıyorlar. Hane içindeki toplam gelire bakıyor maaş bağlamak için… Zaten kişi dezavantajlı, belki de aile içinde hor görülüyor. Sen niye bu insanları birilerinin iki kaşına bakmaya maruz bırakıyorsun??
Ya da emekli vefat etmiş. Zaten maaşı kuş kadar. Dul eşine ya da kızına maaşın yüzde yirmi beşini kesip veriyorsun. Ee bu adam yıllarca ailesini muhtaç etmemek adına ömrünü heba etmedi mi? Asıl ihtiyaç sahibi durumuna düşen dullarını neden mağdur ediyorsun? Emekli adamın eşi kaç yaşında olacak, bu saatten sonra hayatını nasıl idame ettirecek? Bir de kalan parayı varsa hak edenler arasında orantılayarak bölük pörçük ediyorsun.
Sonra bankada biraz birikimi olsa mirasçısına, onun da yüzde yirmi beşini keserek veriyorsun. Bu nasıl bir iştir?
Gerçekten yaşamak çok zor… Hele hele tüm bu acıları görerek, dilsiz şeytan olmaya zorlanarak yaşamak…
Aslında yaşamak; bir söğüt ağacı gibi, boylu boyunca sonsuz gökyüzüne doğru uzanıp, ılık rüzgârların ritmiyle bir sağa bir sola sallanmak kadar huzur verici…Ve sonrasında yaşlanmak; söğüt ağacından yapılma bir dört kolluyla ahiret hava yollarıyla sonsuzluğa havalanmak kadar dingin olmalı…
Ve herkes ömrüne doymalı, (karnı ve gözüyle birlikte)??
Tekrar umutla….




